Anayasa Mahkemesinin 25/6/2026 tarihli ve E. 2026/46, K. 2026/145 sayılı kararı, 22 Ekim 2026 tarihli ve 33408 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Mahkeme, 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 45/A maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan "...kadrolu statüde..." ibaresinin iptali talebini reddetti.
Kısaca
- Başvuran: Hakkâri 2. İdare Mahkemesi, naklen atama talebinin reddine ilişkin bir iptal davasında.
- Kural: Eşi Sağlık Bakanlığı dışında bir kamu kurumunda kadrolu statüde çalışan sözleşmeli sağlık personeli, bulunduğu ilde bir yıl görev yapmışsa ve vizeli pozisyon varsa eş durumu nedeniyle atanabiliyor.
- Sonuç: Kural Anayasa'nın 10, 13, 20, 41 ve 128 inci maddelerine aykırı bulunmadı; itiraz oyçokluğuyla reddedildi.
Kural ne diyor?
45/A maddesine göre Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları, öncelikle personel istihdamında güçlük çekilen yerlerde 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca sözleşmeli sağlık personeli istihdam edebiliyor. Maddenin (3) numaralı fıkrasına göre bu şekilde atanan personel üç yıl süreyle başka bir yere atanamıyor; aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde de bu kural personelin eşi bakımından uygulanıyor.
Fıkranın itiraz konusu cümlesi ise bir istisna getiriyor: Sözleşmeli sağlık personelinin bulunduğu ilde bir yıl görev yapması ve vizeli pozisyon bulunması durumunda, eşlerin her ikisinin de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli veya eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında ya da diğer bir kamu kurumunda kadrolu statüde istihdam edilmesi hâlinde hizmet ihtiyacının daha fazla olduğu yere atama yapılabiliyor. Böylece eşi başka bir kurumda sözleşmeli olarak çalışan sözleşmeli sağlık personeli bu bir yıllık istisnadan yararlanamıyor.
Mahkemenin değerlendirmesi
Mahkeme, eşi başka bir kamu kurumunda kadrolu statüde çalışan ile sözleşmeli statüde çalışan sözleşmeli sağlık personelinin karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda olduğunu ve kuralla aralarında farklı muamele yapıldığını kabul etti. Ancak bu farklılığın nesnel ve makul bir temele dayandığı sonucuna ulaştı:
- Sözleşmeli kamu personeli, zaruri ve istisnai hâllere münhasır geçici işlerde ve mali yılla sınırlı olarak istihdam ediliyor; sözleşme süresi sonunda yenilenmesi mümkün olduğundan, bulunduğu yerde yer değiştirme talebine dayanak oluşturan neden kolaylıkla ortadan kalkabiliyor.
- Kanun koyucu, eşlerin her ikisinin de sözleşmeli kamu personeli olması hâlinde belirli bir süre çalışma şartı aramak suretiyle personelin yer değişikliği taleplerini kamu hizmetlerinde sürekliliği sağlamak amacıyla bir disipline bağlamış.
- Eşlerin her ikisinin de Bakanlık bünyesinde sözleşmeli çalışması hâlinde ise Bakanlık kendi personel planlamasını yapabiliyor ve ihtiyaç duyulan bölgelerde eşlerin her ikisini de görevlendirebiliyor.
Mahkemeye göre kural, eşi sözleşmeli kamu personeli olan sözleşmeli sağlık personelinin yer değişikliği talebinde bulunmasını tamamen imkânsız kılmıyor, yalnızca bulunduğu yerde üç yıl çalışma koşuluna bağlıyor. Bu nedenle öngörülen amaç ile farklı muamele arasındaki denge bozulmuş değil ve kuralda eşitlik ilkesine aykırılık bulunmuyor.
Sonuç
Kural Anayasa'nın 10, 13, 20, 41 ve 128 inci maddelerine aykırı görülmedi ve itiraz reddedildi. Karar, üyeler Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş ve Kenan Yaşar'ın karşıoyları ve oyçokluğuyla verildi.